img
Sonuç
Bu kampanyanın ilk gününden itibaren, herşey halkımı-
Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir:
zın gözleri önünde gerçekleşmiş, yaklaşık 4 aydır tüm televiz-
Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sa-
yon kanallarında ve gazetelerde kampanya ile ilgili detaylar
bit, dalı ise göktedir. Rabinin izniyle her zaman yemi-
tüm ayrıntıları ile halkımıza anlatılmıştır. Bunları bizzat halkı-
şini verir. Allah insanlar için örnekler verir, umulur ki
mıza ileten kişilerin şimdi sanki "kanların yurtdışına gittiğini
onlar öğüt alır-düşünürler. (İbrahim Suresi, 14-15)
ve bunun belli bir maliyet karşılığı yapıldığını" hiç duymamış-
İnsanların birbirlerine güzellikle davrandığı, her taşın al-
lar gibi davranmaları son derece dikkat çekicidir. Haziran so-
tında bir art niyet aramayıp, güzelliklerden ve iyiliklerden
nu Temmuz başı gibi öne sürülmeye başanan pek çok iddi-
şüphe etmediği ortamlarda, huzur ve barış hakim olur.
anın cevabı, aslında daha Mart ayında verilmiştir. Temmuz
Allah'ın insanlara tavsiye ettiği ahlakın temelinde, fedakarlık,
ayında "kanların yurtdışına gittiğini bilmiyorduk" iddiasıyla
özveri, dürüstlük, açıklık, samimiyet ve karşılıklı güven var-
ortaya çıkanların, bundan bir kaç ay önce Abdi İpekçi'de ya-
dır. Bu nedenle, İslam'ın da gereği olan hüsnü zan, toplum
pılan ilk organizasyon sonunda, kanların Sayın Mesut Yıl-
hayatında son derece büyük bir önem taşımaktadır. Şüpheci-
maz'ın tahsis ettiği özel uçak ile Almanya'ya gittiğini hatırla-
liğin hakimiyetinde ise, haklı haksız herkes birbirinden kuşku
maları o kadar zor olmasa gerek. Kanların polis eskortu eşili-
duyacak ve bu toplumda kargaşa ve inŞale neden olacaktır.
ğinde havalimanına götürülüşü, polislerimizin kanları uçakla-
Oysa, hayırseverlik ve güzel ahlakın devletimiz tarafın-
ra yükleyişi defalarca ekrana yansımış, yurtdışında yapılan
dan da teşvik edilmesi ve yardımsever insanlarımızdan sürek-
tahliller için gerekli olan para miktarı ise hem şahsım hem de
li kuşku duyulmaması gerekmektedir. Aksi, tüm hayırseverle-
çeşitli köşe yazarlarımız ve medya mensuplarımız tarafından
ri pişman edeceği gibi, bundan sonra hiç kimsenin hayır işi-
belki de yüzlerce defa gündeme getirilmiştir. Herşey bu kadar
ne girmemesine neden olacak, insanlarımız "aman ben böyle
açık ve göz önündeyken, sanki hiçbir şey bilinmiyormuş gibi
bir işe hiç yanaşmayayım" diye düşüneceklerdir. İyiliksever
bir hava estirilmesi biraz dikkat çekicidir.
kişilerin bezdirildiği bir ortamda, yarın devlet büyüklerimiz-
Çok büyük hayırlarla sonuçlanacağı bilinen bir kampan-
den biri ihtiyaç içinde olsa, bir hayır işi için vatandaşarımıza
yaya karşı sürekli şüpheci bir tutum izlemek, herşeye şüphe
çağırıda bulunmak mümkün olacak mıdır? Sürekli vatandaş-
ile yaklaşmayı gerektirir. Bu kampanyaya katkıda bulunan
tan kuşku duyulan bir model, devletimizi felç eder ve tıkanık-
pek çok çevre, kurum ve kuruluş var. O zaman saygıdeğer
lık yaratır. Nitekim, son yıllarda Türkiye'de ekonomi, adalet
profesörlerimizden, İstanbul Abdi İpekçi organizasyonunu
ve sağlık konuları başta olmak üzere yaşanan tıkanıklığın al-
düzenleyen ANAP yöneticilerinden , kanları alan hemşireler-
tında yatan asli sebep de budur. Keza, vatandaşımız teşvik
den, kanların yurt dışına gitmesini sağlayan gümrük muhafa-
edilse, elbirliğiyle bütün sorunların tek tek üzerine gidilebilir
za memurlarımızdan, kısaca binlerce insandan şüphe edilme-
ve böylece devletimiz kalkındırılıp tüm sorunlar kısa vadede
si gerekir. ANAP uçağını verip kanları dışarı gönderirken, va-
kolaylıkla çözülebilir.
tandaşarımızın kanlarını pazarlamayı mı planladı, Prof. Dr.
Ulusal Kemik İliği Bankası kampanyasına karşı da aşırı
Mahmut Çarin sabahlara kadar ekibiyle birlikte çalışırken
bir kuşkuculukla yaklaşılmış, kampanyanın şeffaşığına ve dü-
bundan maddi bir çıkarsağladı? İstanbul Tıp Fakültesi De-
rüstlüğüne ve hiç bir suç unsuru olmamasına rağmen, "ya suç
kanı Sayın Faruk Erzengin kendisine maddi kazanç sağlamak
varsa" zihniyeti ile hareket edilmiştir. Bu aynen kuyuda yüzük
için böyle bir kampanyayı mı bekledi? Köşe yazarlarımız, her
aramaya benzemektedir. Ya yüzük varsa diye kuyuya defalar-
gün vatandaşarımızı 1 milyon TL yatırmaya davet ettiler,
ca kova daldırılmakta, hiç bir şey bulunamamasına rağmen,
bundan bir komisyon mu aldılar? Sanatçılarımız konserler ve-
ısrarla kör kuyuda yüzük aranmaya devam edilmektedir. Oy-
rerek maddi katkıda bulundular, halkımızı teşvik etmek için
sa, bu kampanya ile ilgili herkesin hemŞkir olduğu tek bir so-
klipler hazırladılar, bunu bir para karşılığıyaptılar? Tele-
mut gerçek vardır, o da: Ulusal Kemik İliği Bankası kampan-
vizyon yönetcileri her gün İlik Bankası ilgili haberleri halkımı-
yası ile Cumhuriyet tarihinin en büyük eserlerinden bir mey-
za aralıksız yayınlayıp, tüm vatandaşarımızıbu konuda du-
dana gelmiş ve tarihin en mükemmel sivil organizasyonu ger-
yarlı olmaya davet ettiler, onlar da bahsedilen "kan mafyası-
çekleştirilmiştir.
nın" bir parçası olabilirler mi? Okullarda öğrencilerin bilinç-
Buraya kadar kısaca özetlediğimiz gibi, Türkiye'de ke-
lendirilmesi için paneller düzenlendi, bu panelleri düzenle-
mik iliği bbankası kurulması için yürütülen kampanyanın va-
yen okul yöneticileri, öğrencileri toplu suç işemeye mi teşvik
tanımıza ve milletimize çok büyük hizmetleri olmuştur. 7'den
ettiler? Eğer şüphecilikte ısrarlı olunursa, bu soruların sayısı
70'e tüm milletimiz tek yürek olup bu kampanyaya sonuna
binleri bulabilir.
kadar inandılar ve güvendiler. Dünyada eşi benzeri görülme-
Kuşkuculuk, zarar ve yıkım getirir. Herşeyden şüphe edi-
miş olan bu kampanya, belki de tarihin en dürüst, en şereşi,
len bir ortamda ise, insan gölgesinden korkar hale gelir ve bu
en asil kampanyasıdır. Bu kampanyada tek bir paket selpak-
toplumsal bir paronayaya dönüşebilir. Halbuki, güzel ahlakın
tan, hemşirelerimize alınan bir karanŞle kadar herşeyin bel-
ve hoşgörünün hakim olduğu toplumlar, her zaman hem
gesi ve dökümü mevcuttur. Hesabı açıklanamayacak tek bir
maddi hem de manevi olarak güçlüdürler. Müslüman ahlakı
kuruş bile yoktur, çünkü bu kampanya devletimizin ilgili mer-
da her zaman, olayları hüsnü zanla değerlendirmeyi, hayır
cileri ve devletimizin en üst düzey memurlarının imzaları ve
gözüyle bakmayı, güven ve itimatı ve olayların içinde ki gü-
onayları ile yürütülmüştür.
zel ve iyi yönleri görmeyi gerektirir. Kuran'da hüznü zanı tav-
siye eden pek çok ayet mevcuttur. Bununla birlikte Allah, in-
Saygılarımla,
sanların birbirlerine güzel söz söylemelerini ve olayları iyi ni-
Oktar Babuna
yet çerçevesinde değerlendirmelerini tavsiye etmektedir:
ANA SAYFA